Blog

Mid-Century Modern Stilin 6 Niteliği

Malzeme seçiminin tarza etkisi

1930 – 1940 yıllarında popüler olmaya başlayan ve zamansız tarzı ile hiç bir zaman demode olmadı. Ve günümüzde hiç olmadığı kadar çok tercih edilen bir tasarım anlayışı demek mümkün.  Organik formlar, dekoratif ürünlerin minimalliği, formdan ziyade işlevin ön planda oluşu ile dikkat çeken bu stili evlerimizde uygulamak oldukça kolay.

 

1- Organik ve geometrik formlar.

Mid-century modern tasarım anlayışı organik ve geometrik formları bir araya getirerek sade ve yalın çizgiler sunar. Sadelik tasarım prensiplerinin başında gelmektedir. Sade çizgilere sahip olmalarından ötürü diğer tasarım anlayışlarının arasından ayırt etmek oldukça kolaydır.

 

2- Formdan önce işlev.

Mid-century modern mobilyalarının en önemli özelliklerinden biri de tasarımlarıyla ön planda olmak yerine işlevleri sayesinde ön planda olmaktır.  Üründeki her bir parçanın orada bulunmasının kesinlikle bir anlamı bulunmaktadır. İşlevselliğin ön planda olmasını zamansızlık ile ilişkilendirmek mümkündür. Hala günümüzde sıklıkla bu dönemden parçaların seçilmesi de işlevselliklerini ve zamansız oluşlarını destekler nitelikte.

 

3- Minimal dekorasyon.

İskandinav stiline benzer olarak mid-century modern tasarım anlayışı da karışık, dağınık dekorasyon fikrinden uzaktır. Fazla sayıda dekoratif ürün kullanmak yerine büyük ve az sayıda objeler tercih edilmektedir. Büyük heykeller, bitkiler gibi. Yalınlıktan yana ve işlevsel olma anlayışı dekorasyonda da ön plana çıkmaktadır.

 

4- Malzeme ve dokuları harmanlamak.

Başlıca kullanılan malzeme ahşap olsa da dönemin tasarımcıları farklı materyaller ile farklı tasarımlar ortaya çıkarmıştır. Ahşap ile plastiği, formikayı bir arada sıklıkla tercih etmişlerdir. Mid-century modern tarzını yakalamak için doğal ve sentetik malzemeleri bir arada kullanmaktan çekinmeyin.

 

5- Doğal ve canlı, iddialı renkler.

Farklı tasarım anlayışlarında da olduğu gibi mid-century modern tarzda doğal toprak tonlar hiçbir zaman eskimeyecek, modası geçmeyecektir. 1950’lerin başlarında daha canlı renkler ön plandayken 1960 sonrası yerini daha doğal sıcak toprak tonlarına bırakmıştır. Evinizde daha modern bir görünüş yakalamak isterseniz mobilyalarınız genelini toprak tonlarında seçip, araya daha dikkat çekici canlı renkler de ürünler yerleştirebilirsiniz.

 

6- Doğayı iç mekâna taşımak.

Geniş büyük pencereli, dışarısı ve içerisi arasındaki sınırların kaybolduğu ve bolca ışık alan mekanlar mid-century modern mimari stilde oldukça fazla karşımıza çıkmaktadır. Şehir yaşamında bu her zaman kolaylıkla mümkün olmayabilir. Bu sebeple doğal malzemeler ile bolca büyük yeşil bitkileri bir arada kullanmak bu görünümü elde etmek için sıklıkla tercih edilen bir benzetme yöntemidir.

Tüm Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.